Söğüt'te pekmez vakti

 
Amanos eteklerinde bir dağ köyü olan Söğüt'ün kuruluş tarihi bilinmemektedir. Ancak, Karacaoğlan'ın şiirlerinden birinde Akbez ile birlikte Söğüt'ün de adı geçmektedir. 16'ncı y.y. ünlü halk ozanlarımızdan Karacaoğlan'ın şiirine konu olmasını dikkate alırsak, Söğüt'ün en az 500 yıllık bir tarihe sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Padişah II. Abdulhamid'in tahta geçişinin 25. yılında (1901) Söğüt'de bir Mektebi İbtida-i (ilkokul) açılmıştır. Fakat bu okul daha sonra yıkılmıştır. Söğüt, Kurtuluş Savaşı yıllarında adından söz ettirmiştir. Bölgenin işgal edildiği 1919'lu yıllarda Fransız işgal kuvvetleri Söğüt köyüne girememiştir. Bugün Hassa'nın 5 beldesinden biri olan Söğüt, uzun yıllar köy olarak muhtarlıkla yönetildikten sonra, 1998 tarihinde belediye olmuştur. 2000 yılı genel nüfus sayımında Söğüt'ün nüfusu 2.075 tir.

Söğüt'de bu günlerde tatlı bir telaş yaşanıyor. Üzümler olabildiğince olgunlaşmış, lezzetlerinin doruğuna ulaşmışlardır. Pekmezi ve pekmez üretim tesisleri olarak bilinen ma'şereleriyle ünlü beldede, Ekim ayı pekmez üretme vaktidir.

Lezzeti ve dayanıklılığı ile bölgenin en iyi üzümlerine sahip olan Söğüt'ün pekmezi artık marka haline gelmiştir. Belde halkının temel geçim kaynağı olan ve tahminen 500 bin kökten oluşan bağlarında yetişen üzümler, yaş olarak ya da işlenip pekmez haline getirerek çevre il ve ilçelere satılır.

Beldede toplam 7 ma'şere bulunmaktadır. Bir ma'şere, üzümlerin sıkıldığı cendere, kaynatma kazanı, dinlendirme kazanı ve soğutma kazanı birimlerinden oluşur. Üzümler teknelerde ya da cenderelerde sıkılır. Tortunun dibe temiz ve pak inmesi için üzerine özel toprak atılır. Dinlendirilen üzüm şırası kaynama kazanına dökülür. Üzüm şırası kaynama noktasına gelinceye kadar tahta küreklerle savrula savrula karıştırılır. Söğüt pekmezinin sırrı da burada yatmaktadır. Ahşap kürekle savurma işlemi pekmeze renk, lezzet ve kıvam verir. Kaynayan şıra koyulaşmaya başladığında ayrı kaplara alınır. Dinlendirilip soğutulur. Böylece üretim aşaması sona erer.

Ocak alevlerinin geceyi aydınlattığı, üzüm sahiplerinin sabaha kadar sıralarını beklediği pekmez üretim işlemi pekmez mevsiminde 24 saat sürer. Kimi zaman 5, kimi zaman 10 kişi ile yapılan çalışmadan sonra hazırlanan pekmez plastic bidonlara konduğunda, yorgun bedenlerdeki bir yıllık emek mutluluğa dönüşür. Üretilen pekmezin bir kısmı kışın tüketilmek üzere ayrılacak, geri kalan kısmı ise satılacaktır. Köylük yerde de fukaranın kahvaltısıdır, akşam yemeğidir. Soğuk kış günlerinde sıcak bir ekmek, tahinle karıştırılmış pekmez, bir de yoğurt varsa başka yiyeceğe ihtiyaç duyulmaz.

Ma'şerelerde üzüm şırasından pekmez dışında kırma, bastık, samsa ve hoşaf olarak adlandırılan ürünler de üretilmektedir. Ancak son yıllarda sofralık üzüm daha çok para kazandırdığı için yöre halkı üzümü bağda satmayı tercih ediyor.
 
Yazı: Betül Kılınç

Yazı ile ilgili diğer fotoğrafları Hatay Dergisi'nin 5. sayısında görebilirsiniz.

null



Yapım: Verim Web