Affan Kahvesi ve Haytalı


Bazı tatlar vardır; ismi anılınca bir şehri hatırlatır, bir terim olarak da özünde sayısız kavramlar taşır. Bugün bir efsane haline gelmiş, aslında Adana kültürünün bir parçası olan “bicibici” ya da yerel adıyla “haytalı”nın Hatay'da markalaşmış adresini ziyaret ediyoruz.
 
İnci Kıraathanesi, 1930 yılında Fuat Sahillioğlu tarafından yaptırılan iki katlı taş binanın alt katındadır. Yapımında Halep'ten gelen işçi ve ustaların emeği olan kahveye, Kurtuluş Caddesi üzerinde Affan Mahallesi'nde olduğundan Affan Kahvesi de denmektedir. Kahve, kuruluşundan bu yana Sahilli Ailesi fertlerince işletilmektedir.
 
Kahvenin içindeki kalabalık arasından, son derece sessiz ve huzur verici bir mekân olan botanik bahçesine girdiğinizde sizi su şıkırtıları ve birkaç masa karşılar. Asma dallarının gökyüzünü kapattığı, sarmaşıkların duvarları tamamen kapladığı, küçücük havuzunda suların şıkırdadığı bu şirin bahçe, şehrin gürültüsünden ve kalabalıktan uzaklaşmak iseyenler için bire bir. Sarmaşıkların ulaşmadığı diğer duvarında ise eski Antakya fotoğrafları sergilenmektedir. Neredeyse her Antakyalının tanıdığı Affan Kahvesi'ni özel kılan şeylerden biri de elli yılı aşkın bir süredir aynı lezzette sunulan haytalısıdır.
 
Sahilli Ailesi'nin haytalıyı geleceğe taşıyacak olan ferdi Numan Sahilli ile Affan Kahvesi ve haytalı üzerine sohbet ediyoruz. Numan Bey, haytalılarını bu kadar lezzetli ve farklı kılan sırrı tam olarak vermese de, birkaç ipucunu bizimle paylaşıyor: “Üretiminde süt, nişasta ve gül şurubu kullanılan haytalının tam lezzetine varmak için bekletilmeden yenmesi gerekir. Aksi taktirde haytalı sertleşir ve şurubundaki yoğun gül kokusu havaya karışır” diyen Numan Bey, kullanılan malzemenin kaliteli olmasının lezzeti artıran faktör olduğunu belirtiyor.
 
Haytalıyı muhallebi, gül şurubu ve dondurmanın bütünleşmesi olarak tanımlayabiliriz. Mısır veya Suriye'den özel olarak getirilen vanilya ile yapılan muhallebi küçük küpler şeklinde kesilip, dondurma ve gül şurubuyla karıştırılarak bir kâse içinde servis yapılıyor. Kâsenin yanında verilen el yapımı kaşıklar ise sunuma ayrı bir özellik katıyor. Haytalı üretilmeye başlandığından bugüne müşterilerin hizmetinde tarihe tanıklık etmiş, artık üretilmeyen bu metal kaşıkların kaybolmaması için oldukça titiz davranılıyor.
 
Haytalıya olan yoğun talebi karşılamak için çabaladıklarını söyleyen Numan Sahilli, birkaç şube açarak işi daha da büyütmek istediklerini ifade ediyor. Bu kültürü yaşatmanın hem kendilerine hem de Antakya'ya kazanımlar sağlayacağının bilincinde olduklarını, yerli ve yabancı turistin akınına uğrayan kahvenin yoğun temposuna tüm çalışanlarla birlikte ayak uydurmaya çalıştıklarını ve çok yorulduklarını ancak, müşterinin memnun ayrıldığını gördüklerinde tüm yorgunlukların unutulduğunu da sözlerine ekliyor.
 
Affan Kahvesi tarihi, kültürel ve mimarî olarak farklı bir mekân olması dolayısıyla zaman zaman film ve klip çekimlerinde sahne olarak da kullanılmıştır.
 
Numan Bey'e Affan kelimesinin anlamını sorduğumuzda, Arapça bir sözcük olabileceğini, tam anlamını kendilerinin hatta amca ve dedelerinin de bilemediğini ancak, ma-affan kötü anlamına geldiğine göre affan herhalde iyi anlamınadır şeklinde bir yorum getiriyor.
 
Affan Kahvesi'nden haytalının içimize işleyen lezzetiyle ayrılırken bize sunulan ve bize ait olan lezzetlerin değerini bir kez daha hatırlıyor ve Hatay mutfağında yerini almış haytalıyı mekânında tatmanızı öneriyoruz.
 
Yazı: Betül Kılınç
 
Yazı ile ilgili diğer fotoğrafları Hatay Dergisi'nin 4. sayısında görebilirsiniz.

null



Yapım: Verim Web